| Cumartesi, 28 Ağustos 2010 20:09 |
Sözleşmeli Öğretmenlere Ek Özür grubu Atama Hakkı Milli eğitim Bakanlığı kadrolarında istihdam edilen sözleşmeli öğretmenlere yönelik özür durumu yer değiştirmeleri Haziran ayı içinde gerçekleştirilmişti. Ancak norm açığı bulunmayışı ve hizme puanı yetersizliği gerekçesiyle 2671 sözleşmeli öğretmenin yer değiştirme isteği gerçekleşmemişti. SORUN ŞUDUR:
Ağustos ayında sözleşmeliden kadroya geçecek öğretmenler daha çok Doğu ve Güneydoğu'da görev yapanlardır. Çünkü Ankara, Eskişehir, Muğla, Osmaniye gibi birçok merkezde sözleşmeli öğretmen rotasyonuna imkan kalmamıştır. Talebin yüksek olduğu birçok yerleşim yeri, sözleşmelilerin daha önceki özür durumu yer değiştirmelerinde veya ilk görevlendirmelerinde dolmuştur. Buralarda, Milli Eğitim Bakanlığının belirlemiş olduğu sözleşmeli pozisyonlar doludur ve şu günlerde gerçekleşecek Ağustos ilk atamasında da sözleşmeli açığı pek fazla oluşmayacaktır.
Haziran ayında gerçekleşen sözleşmeli özür durumu yer değiştirmelerinde, ataması yapılmayan 2671 sözleşmeli öğretmenin gitmek istedikleri yerlerde, 2671 adet sözleşmeli öğretmen pozisyonu açığı Eylül ayında da oluşmayacaktır.
ÇÖZÜM ŞUDUR: Milli Eğitim Bakanlığı, sadece Ağustos atamalarında oluşacak sözleşmeli pozisyonlarını değerlendirmekle bu meseleyi çözemez. Daha önce önerdiğimiz çözümü bir kez daha hatırlatıyorum:
- MEB, hükümetten ve Maliye Bakanlığından en az 2500 sözleşmeli öğretmen kadrosu istemelidir. Bu kadrolar yeni öğretmen atamasında değil, sözleşmelilerin yer değiştirmelerinde kullanılacaktır. Dolayısıyla devlete yeni bir külfet getirmemektedir.
- Sözleşmeli öğretmenlerin özür durumu atamalarında ciddi sıkıntıların yaşandığı iller vardır. Sözleşmeli istihdamı tam dolmayan illerdeki boş sözleşmeli pozisyonları, sıkıntının fazla olduğu illere aktarılmalıdır.
- Ağustos ayındaki ilk atamalarda sözleşmeli iken kadrolu öğretmenliğe atananlardan boşalacak pozisyonlar kullanılmalıdır.
-Sözleşmeli öğretmenlerin özür durumu atamalarında "il emri" uygulamasına yer verilmelidir.
13-17 Eylül tarihlerinde yapılacak ek özür durumu atamalarının göstermelik olmaktan çıkması ve birkaç kişiyi değil bütün sözleşmeli eş durumu mağdurlarını mutlu etmesi, çözüm önerilerimizin gerçekleşmesiyle mümkündür.
Saydığımız talepler karşısında MEB, "Bu isteklerin gerçekleşmesi, sözleşmeli personel çalıştırma mantığına aykırıdır" gerekçesini sunacaksa; o halde nihaî çözümün, bütün sözleşmelilerin kadroya -kayıtsız, şartsız- alınması olduğunu kabul etmek gerekir.
Güven DOĞAN
|