| Çarşamba, 13 Ocak 2010 22:50 |
Sözleşmeli Öğretmenler Mağdur Edilmemeli Sözleşmeli öğretmenlerin emsali kadrolu öğretmenler gibi isteğe bağlı tayin hakkı yoktur.Ayrıca sözleşmeli statüde çalışan bir öğretmenin, ne kadar hizmet süresi olursa olsun isteğe bağlı tayin hakkı bulunmamaktadır. Örneğin; aynı anda, aynı ilin,
aynı ilçesinde göreve başlamış ve aynı branşta iki öğretmenden biri sözleşmeli statüde diğeri kadrolu statüde çalışıyor iki öğretmenden kadrolu olarak görev yapan öğretmen, gerekli hizmet süresini doldurduktan sonra il merkezine veya yaşam standartları daha yüksek bir yerleşim yerine gidebilirken, aynı durumda bulunan sözleşmeli öğretmene aynı hak tanınmamaktadır.
Artık sözleşmeli öğretmenler isteğe bağlı tayin hakkını düşünmüyor, tek dileği eşinin yanına gitmek ve huzur içinde ailesi ile yaşamak…
Bilindiği üzere yarın kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler için özür durumuna bağlı yer değiştirme başvurusu başlayacak ve bu süreç öyle görünüyor ki yine sözleşmeli öğretmenlerin canını yakacak….
Aynı hizmet süresine ve puana sahip kadrolu öğretmenler rahatça eşinin yanına gidebilirken, sözleşmeli öğretmenler sistemde açılan birkaç okulla yetinmek zorunda kalacak…
Nereden çıkartıyorsun!!!! Denilebilir. Söylediklerimin akside çıkabilir ?
Umarım yanılan ben olurum . Ama hemende şu mazeret aklıma geliyor
“Milli Eğitim Müdürlükleri her ilin ve ilçenin sözleşmeli çalıştırma sayısı Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmiş, bizim sözleşmeli statüde yerimiz yok. Bu nedenle A ili merkezine sözleşmeli öğretmen alamayacağız” denmesi yüksek ihtimal… Bu cümleler kulaklarınızı tırmalamaya başladı.Değil mi?
Yeni hayal kırıklıklarına hoş geldin sözleşmeli öğretmen !!!!
Sorulması gereken soru bence şu: “Neden kadrolu öğretmene daha fazla okul açılıyor yada açılacak ? Yada il veya ilçenin sözleşmeli çalıştırma kontenjan aile kurumunu dağıtmaya veya sağlık durumunu bozmaya ne hakkı var ?
Lütfen tüm MEB personeli değerli Nimet Çubukçu Hanım efendinin dile getirdiği tüm “Sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler arasında fark yok” ve “Biz hiçbir çocuğun göz yaşı dökmesine dayanamayız” cümlelerini unutmasın ve bu hassasiyete göre davransın Ben sayın bakanın bu konuda ki hassasiyetine gönülden inanıyorum ama bu süreçte yine sözleşmeli öğretmenlerin göz ardı edilmesinden korkuyorum.
Arş.Gör.Selçuk Beşir DEMİR/ Kamudanhaber.com
|